Ek Gıda Süreci- Tamamlayıcı Beslenme ile İlgili Bilmeniz Gerekenler
Halk arasında genellikle “ek gıdaya başlamak” olarak adlandırılan süreç aslında “tamamlayıcı beslenmeye geçiş” tir.
Tamamlayıcı Beslenmeye (Ek Gıdaya) Geçiş Nedir?
Bebeğiniz büyürken ve gelişim basamaklarında ilerleme kaydederken 4. aydan itibaren anne sütü ya da bebek formülleri (mamalar) bebeğinizin artan fiziki ihtiyaçlarını karşılayamaz ve bebeğinizin büyümesi ve gelişmesi yavaşlamaya başlar. İşte bu noktada bebeğinizin büyüme ve gelişmesi için gerekli olan katı besinlerin bebeğin beslenmesine dahil edilmesine ek gıdaya (tamamlayıcı beslenmeye ) geçiş denir.
Tamamlayıcı beslenmeye geçiş, birçok anne baba için heyecan verici bir süreçtir. Bu dönem aynı zamanda anne babalar için birçok soruyu da beraberinde getirir. Örneğin,
- Ek (katı) gıdaya geçişte için en uygun aylar ne zaman?
- Bebeğimin ilk ek gıdaları neler olmalı?
- Bu dönemde en güvenli gıdalar hangileri?
- Bebeğimin ek gıdaya alerjisi olursa neler yapmalıyım?
- Ne kadar miktarda ya da kaç öğün ek gıda vereceğim?
- Bebeğim çok iştahlı ve daha fazla yemek isterse onu nerede durdurmalıyım?
- Bir besini reddederse ne yapacağım?
- Ek gıdayı boğazına kaçırırsa neler yapmalıyım?
gibi sorular aklınıza gelebilir.
Bu noktada, aile büyüklerinizden ya da arkadaşlarınızdan kendi tecrübeleriyle ilgili farklı tavsiyeler duyabilirsiniz hatta farklı doktorları dinlediğinizde bile birbirinden değişik görüş ve uygulamalarla karşılaşabilirsiniz.
Öncelikle bilinmelidir ki , tamamlayıcı beslenmeye geçişte iki kere iki dört eder şeklinde kesin kurallar yoktur. Her bebek kendi ihtiyaçlarına, gelişim basamaklarına ve tamamlayıcı beslenmeye fiziksel ve bilişsel hazır oluşuna göre ek gıdaya başlar. Bebeğiniz sosyo-kültürel çevreniz, aile ortamınız ve ekonomik durumunuz da göz önünde bulundurularak kişiselleştirilmiş bir planla tamamlayıcı beslenmeye geçer.
Daha aydınlatıcı olması ve kafa karışıklığınızın azaltılması adına son kılavuzların önerileri doğrultusunda bu serüvende size yardımcı olacak bilgileri aşağıda bulabileceksiniz:
Bebeğim Ek Gıdalara Ne Zaman Başlayabilir?
Bebeklerin gelişim hızları birbirinden farklıdır. Kabul edilebilen zaman aralıklarında olması kaydıyla farklı zamanlarda başlarını tutmaları, oturmaları, yürümeleri ya da konuşmaları normaldir. Aynı şekilde ek gıdaya geçiş de gelişim basamaklarından bir tanesidir ve her çocuğun katı gıdalara hazır olması kendi gelişim hızına bağlıdır. Bebeğiniz size katı gıdaya hazır olmasıyla ilgili aşağıda sayılan işaretleri verecektir. Bu çerçevede bazı bebekler 4. ayından itibaren ek gıdaya hazır olduğunun işaretlerini verebilmektedir. Bununla beraber bazı bebekler de 7. ayda yeni yeni ek gıdaya hazır olabilir. Bu noktada doktorunuzla durum değerlendirmesi yaparak bebeğiniz için en doğru zamana beraber karar verebilirsiniz.
Bebeğinizin Ek Gıdaya Hazır Olduğunun İşaretleri
- Başını dik tutabiliyor mu? Bebeğiniz yüksek sandalyede, beslenme koltuğunda veya bebek koltuğunda baş kontrolü iyi bir şekilde oturabilmelidir.
- Yemek geldiğinde ağzını açıyor mu? Bebeğiniz, siz yemek yerken sizi izliyorsa, yemeğinize uzanıyorsa ve beslenmek için istekli görünüyorsa ek gıdaya hazır olabilir.
- Yemeği kaşıktan boğazına götürebiliyor mu? Bebeğinize pütürlü bir gıda verdiğinizde, ilk başta diliyle verdiğiniz yiyeceği dışarı çıkaracaktır. Yiyeceği yutmak için henüz boğazına götürememesi normaldir. Çünkü o ana kadar hep memeyi ya da biberonu dilini dışarı çıkararak kavradı ve daha önce anne sütünden veya mamadan daha yoğun bir şey almadı. Bu nedenle buna alışması biraz zaman alabilir. İlk birkaç seferde seyreltmeyi deneyip ardından yiyeceğin kıvamını kademeli olarak koyulaştırabilirsiniz. Ya da bir veya iki hafta bekleyip sonra tekrar deneyebilirsiniz.
- Bebeğiniz yeterince büyük mü? Genellikle, bebekler doğum ağırlıklarının iki katına çıktığında (yaklaşık 4 aylıkken) ve yaklaşık 6 kg veya daha fazla ağırlığa ulaştığında, katı gıdalara hazır olabilirler. Ancak bebek bu ağırlığa ulaşsa da diğer ek gıdaya hazırlık işaretleri yoksa ek gıdaya başlamak için beklenmelidir. Yani bebeğin ağırlığının yeterli olması, ek gıdaya geçiş için tek başına yeterli değildir.
Ek Gıdaya Başlarken Yiyecekleri Ne Kadar ve Nasıl Vermeliyim?
Ek gıdaya başlarken yarım çay kaşığı veya daha az miktar ile başlayın ve süreç boyunca bebeğinizle konuşun (“Mmm, ne kadar da lezzetli?” gibi). Bebeğiniz ilk başta ne yapacağını bilemeyebilir. Şaşırabilir, burnunu kırıştırabilir, yemeği ağzının içinde yuvarlayabilir veya tamamen reddedebilir. Bu tepkiler çok normaldir. Kaşığı bebeğinizin ağzından hemen çekmeyip bir süre ağzında bekletebilirsiniz. Böylece verdiğiniz yiyeceği iterek çıkarmasını önleyebilirsiniz.
Peki bebeğinize ilk ek gıdalarını verirken tamamen aç mı yoksa tok mu olmalı? Bebeğiniz çok aç olduğunda yemek için sabredemeyebilir ve sinirlenip tümden ek gıdayı da reddedebilir. Bu nedenle bebeğinize önce biraz anne sütü veya mama verin; ardından çok küçük miktarda mesela yarım çay kaşığı dolusu yemeğe geçin ve daha fazla anne sütü veya mama ile bitirin. Böylesi ek gıdaya alışması için çok daha kolay olacaktır.
Unutmayın ki ek gıdaya başladığınızda bebeğinize sadece neye alerjisi var-yok ya da neyi sevecek- sevmeyecek denemesi yapmıyorsunuz. Bebeğiniz henüz yemek yemeyi bilmiyor ve ona aynı zamanda yemek yemeyi de öğretiyorsunuz. Anne sütü ya da mamanın tadından başka bir tat bilmiyor ve onu yeni lezzetlerle tanıştırıyorsunuz. Ek gıdaya başlayana kadar anne sütü ve mamadan daha koyu kıvamda bir şey yemedi ve siz ona pütürlü- katı gıda yemeyi öğretiyorsunuz. Şimdiye kadar meme ve biberonu hep dilini dışarı çıkararak kavradı ve emerek beslendi. Şimdi ise ağzına katı bir şey koyuyoruz ve diliyle dolandırıp boğazına götürmesini ve yutmasını bekliyoruz. Bu nedenle ilk birkaç katı gıda denemesinde verdiğiniz yiyecekleri sürekli ağzından çıkarması, dışarı akıtması, eline yüzüne bulaştırması normaldir. Her şeyi diliyle dışarı itme refleksi, bebeğiniz yeterli olgunluğa ulaştığında ve tekrarlayan denemelerle kaybolacaktır. Yani sabretmeniz ve tekrar tekrar denemeniz gerekebilir. Bebeğiniz aşama kaydettikçe, yiyecek miktarını kademeli olarak artırın. Böylece bebeğinize katı gıdaları nasıl yutacağını öğrenmesi için zaman tanımış olursunuz.
Bebeğinizi beslerken ağlarsa veya yüzünü çevirirse, zorla yedirmeye çalışmayın. Tekrar denemeden önce bir süre sadece emzirin ya da mama verin. Katı gıdalara başlamanın kademeli bir süreç olduğunu unutmayın. İlk başta bebeğiniz beslenmesinin çoğunu hala anne sütünden, mamadan veya her ikisinden alacaktır. Tamamlayıcı beslenme ise yemek yemeyi öğrenene kadar tadım düzeyinde kalabilir. Tamamlayıcı beslenmeye yeni başlamış bir bebeğe tam bir öğün miktarında yiyecek veremeyiz. Buna hem bebeğiniz bilişsel ve fiziksel gelişim olarak hazır olmayabilir, hem de sindirim sistemi henüz tam bir öğün miktarında yiyeceği hazmedemeyebilir. Ayrıca, her bebek farklıdır, bu nedenle katı gıdalara başlamaya hazır olma durumu da bebekten bebeğe farklı olacaktır.
Ek Gıdaya (Tamamlayıcı Beslenmeye) Hangi Yiyecekle Başlamalıyım?
Bebeğinizin ilk ek gıdaları sizin seçiminizdir. Muhakkak patates, havuç ya da kabak gibi bir sebze ile başlanmalı ya da ilk başta yoğurt verilmeli gibi bir kural yoktur. Evinizde sık tüketilen yiyeceklere göre bir tercihte bulunabilirsiniz. Yani bu konuda oldukça fazla seçeneğiniz bulunmaktadır. Bununla beraber tamamlayıcı beslenmeye geçişte mutlaka aklınızda bulundurmanız gereken bazı önemli noktalar vardır. Bu noktaları şu şekilde özetleyebiliriz;
- Yiyecekler, boğulmayı önlemek için yumuşak veya pütürlü püre haline getirilmiş olmalıdır. Bebeğinizi ağzından çıkarıyor diye pütürlü yiyeceklerle tanıştırmaz ve hep muhallebi dokusunda pütürsüz yiyecekler verirseniz, daha sonra pütürlü gıdaya alıştırabilmeniz uzun bir zamanınızı alabilir.
- Bir yiyecek denediğinizde 3-5 gün boyunca aynı yiyecekle devam edin. Sadece miktarını ve kıvamını değiştirebilirsiniz. İlk yiyeceklerinin tek bileşenli olmasına dikkat edin. Böylece herhangi bir alerjik reaksiyon gelişirse neye karşı reaksiyon gösterdiğini bilebilirsiniz. Bu noktada marketlerde satılan kavanoz mamaları genellikle tek bileşenli değildir. Bu tür mamaların içindekiler kısmını mutlaka okumalısınız. Örneğin şeftali püresi diye aldığınız bir kavanoz mamasının içeriğinde pirinç unu, muz vs de olabildiğini görebilirsiniz. Bu nedenle bu türlü mamalar bebeğinizin ilk ek gıdaları olarak uygun olmayabilirler.
- Yumurta, süt ürünleri veya balık gibi bebek için aslında güvenli (yumuşak) yiyeceklerin 4 ila 6 aylıktan sonra verilmesi gerektiğine dair bilimsel bir dayanak yoktur. Alerjik olduğunu düşündüğümüz bir besini bebeğimize geç vermenin gıda alerjisini önlediğine dair bir kanıt da yoktur. Ancak, şiddetli egzama ve/veya yumurta alerjisi olan bebekler için fıstık alerjisi testi veya besin alerjisi testi yapılması önerilir. Çünkü egzaması olan bebeklerin, eğer bir besine alerjileri varsa anaflaksi denilen alerjik şok geliştirme potansiyelleri daha yüksektir. Ancak bebeğimizde potansiyel olarak bir alerjiden şüphelenmiyorsak yumurta sarısı veya beyazı ya da balık gibi kaliteli protein kaynağı besinleri vermek için herhangi bir ayı beklemeye gerek yoktur.
- Önce meyve verilirse bebeğinizin sebzelere karşı bir antipati geliştireceğine dair bilimsel bir veri yoktur.
- Bebeğiniz hala hızlı büyüme döneminde olduğundan demir, çinko ve protein kaynaklarına ihtiyacı var. Bu nedenle etle yapılmış bir bebek maması veya demirle güçlendirilmiş tahıllar gibi demir ve çinko sağlayan yiyecekleri de erken dönemde bebeğinize tanıştırmanızda fayda var. Aylarca sadece sebzeler ve meyvelerle oyalanmayın. Örneğin 3 gün bir sebze, 3 gün demirden zengin bir protein kaynağı ( yumurta ya da kuzu kıyma gibi), 3 gün bir meyve, 3 gün bir tahıl, 3 gün un haline getirilmiş bir kuruyemiş, 3 gün bir baklagil deneyip sonra tekrar tüm besin gruplarından bir tur daha atabilirsiniz. Ya da bebeğiniz tekli birkaç besin denedikten sonra artık bileşenlerini denediğiniz tencere yemeklerine geçiş yaparak, denemediğimiz bir bileşeni tencere yemeğinin içinde deneyebilirsiniz. Örneğin kabak, soğan, kuzu kıyma denediğiniz bebeğiniz domates sosuyla pişirdiğiniz kıymalı bir kabak yemeğini yiyebilir. Böylece domatesi yemek içinde denemiş olursunuz. Domates- soğan- kıyma üçlüsünde sorun yaşamadığınızda herhangi bir kıymayla zenginleştirdiğiniz tencere yemeğini tuzsuz ve baharatsız olmak kaydıyla bebeğinize verebilirsiniz. Böylece sebzeleri tek tek haşlama şeklinde vermek yerine yemek içinde denemiş olursunuz.
- Bebeğinize hazır tahıllı karışımlar veriyorsanız, bebekler için yapılmış ve demirle güçlendirilmiş olduğundan emin olun. Hazır kuru tahıl karışımlarına anne sütü, mama veya su ekleyerek hazırlayabilirsiniz.
- Katı gıdalara başladıktan birkaç ay sonra, bebeğinizin günlük diyeti artık anne sütü, mama ve et grubu, tahıllar, sebze ve meyveler, yumurta, balık ve öğütülmüş çiğ kuruyemişler gibi çeşitli yiyecekleri içermelidir.
- Bebeğinize vermemeniz gereken yiyecekler sadece 1 yaşına kadar bal ve 2 yaşına kadar bakladır. Tuz, şeker ve işlenmiş gıdalar zaten sadece bebekler için değil yetişkinler için de zararlıdır. Bunların dışında kalan yiyecekleri doktorunuzun da önerisiyle bebeğinizin alabileceği kıvama getirerek güvenle verebilirsiniz.
- Bebeğinizin günlük öğünlerinin her birinde, yaklaşık 120 ml veya küçük bir kavanoz hazırladığınız bebek yiyeceğinden yiyebilirler. Bebeğinize yetişkinler ve daha büyük çocuklar için yapılmış işlenmiş yiyecekleri vermemeye özen gösterin çünkü bunlar genellikle daha fazla tuz ve diğer koruyucu maddeleri içerir.
- Taze meyve ve sebzeler genellikle daha sert olduğundan bir blender veya mutfak robotu kullanabilirsiniz. Ancak daha yumuşak veya pişmiş yiyecekleri çatalla ezin. Yiyecekleri pişirirken tuz ve baharat eklemeyin. Bebeğinize muz, avokado veya Trabzon hurması gibi yiyecekleri pişirmeden püre haline getirerek yedirebilmenize rağmen, diğer meyve ve sebzelerin çoğu yumuşayana kadar pişirilmelidir. Kullanmadığınız yiyecekleri buzdolabında saklayın ve bebeğinize vermeden önce bozulma belirtileri olup olmadığına bakın. Taze yiyeceklerin yüzeyinde bakteriler bulunur bu nedenle konserve veya kavanozdaki yiyeceklerden daha çabuk bozulurlar.
- NOT: Bebeğinize bu yaşta çiğnenmesi gereken veya boğulma tehlikesi oluşturabilecek yiyecekler vermeyin. Kaçınmanız gereken yiyecekler arasında tane kuruyemişler ve tohumlar, et veya peynir parçaları, bütün üzümler; patlamış mısır, çiğ sebzeler, elma parçaları gibi meyve parçaları ve sert, yapışkan şekerler vardır.
Parmak Gıda Nedir? Bebeğime Ne Zaman Parmak Gıdaları Verebilirim?
Parmak gıdalar, bebeğinizin eliyle kolayca kavrayabileceği ve ağzına götürebileceği, uygun yumuşaklığa getirilmiş yiyeceklerdir. Örneğin haşlanmış havuç, brokoli, karnabahar gibi.
Bebeğiniz artık gövdesi yalpalamadan oturup, ellerini veya diğer nesneleri ağzına götürebildiğinde, kendi kendine beslenmeyi öğrenmesine yardımcı olmak için parmak gıdaları verebilirsiniz.
Dikkat etmeniz gereken nokta, bebeğinize verdiğiniz her şey boğulmayı önlemek için, yumuşak, yutması kolay ve küçük parçalara kesilmiş olmalıdır. Örneğin küçük muz parçaları, minik kurabiye veya kraker parçaları, çırpılmış yumurta, iyi pişmiş makarna, iyi pişmiş, ince kıyılmış tavuk veya balık, iyi pişmiş, doğranmış patates, havuç veya iyi pişmiş ve iki parmak arasında ezilmiş baklagiller parmak gıdası olarak önüne konulabilir ve kendi bunları yiyebilir.
Bebeğim Katı Gıdalara Başladıktan Sonra Bebeğimde Ne Gibi Değişiklikler Olabilir?
Bebeğiniz katı gıdalar yemeye başladığında, dışkıları daha katı olacaktır. Yedikleri yiyeceğin rengine bağlı olarak da değişik renklerde kaka yapabilirler. Bezelye ve diğer yeşil sebzeler dışkıya koyu yeşil renk; patates, muz sarı; havuç turuncu; domates turuncu kırmızı, pancar kırmızı renk verebilir (Pancar bazen idrarı da kırmızı yapar.). Mesela muzun lifleri okside olarak sanki kakada siyah kurtçuklar çıkmış gibi bir görünüm verebilir. Eklenen şekerler ve yağlar nedeniyle kakası artık çok daha güçlü ve kötü kokacaktır.
Bebeğinizin yemekleri iyi parçalanmamışsa, dışkısında sindirilmemiş yiyecek parçaları, özellikle bezelye, mısır, domates veya diğer sebzelerin kabukları bulunabilir. Bunların hepsi normaldir. Bebeğinizin sindirim sistemi henüz olgunlaşmamıştır ve bu yeni yiyecekleri tam olarak işleyebilmesi için zamana ihtiyacı vardır. Ancak dışkıları aşırı cıvık, sulu veya mukusla doluysa, bu sindirim sisteminin tahriş olduğu anlamına gelebilir. Bu durumda, katı gıda miktarını azaltın ve daha yavaş verin. Dışkısı hala cıvık, sulu veya mukuslu olmaya devam ederse, nedenini bulmak için çocuk doktorunuzla görüşün.
Bebeğime Meyve Suyu Verebilir miyim?
Bebeklerin meyve suyuna ihtiyacı yoktur. 12 aydan küçük bebeklere meyve suyu verilmemelidir. 12 aylıktan sonra (3 yaşına kadar) sadece %100 meyve suyu verebilirsiniz ve miktar olarak günde 120 ml’ yi geçmeyin. Sadece bardakla veya küçük bir fincanla verin. Diş çürüklerinden korunabilmek için kesinlikle gece biberonla meyve suyu vermeyin. Meyve suları çok şekerli olduğundan bebeğinizin anne sütü, mama veya diğer besleyici yiyeceklere olan iştahını azaltır. Çok fazla meyve suyu ayrıca pişik, ishal veya aşırı kilo alımına neden olabilir.
Bebeğime Ne Zaman Su Vermeye Başlamalıyım?
Tamamlayıcı beslenmeye başlayana kadar sağlıklı bebeklerin ekstra suya ihtiyacı yoktur. Anne sütü veya mama ihtiyaç duydukları tüm sıvıları sağlar. Ancak, bebeğinize katı yiyecekler vermeye başladığınızda artık su da verebilirsiniz. Açık, pipetli bir bardak veya küçük bir fincan kullanabilirsiniz. Ek gıdaya yeni başlayan bebeklerde günlük su tüketimi 240 ml’yi geçmemelidir. Çünkü bu miktardan daha fazla su verirseniz bebeğinizin karnını suyla şişirmiş dolayısıyla anne sütü, mama veya diğer yiyeceklere yer bırakmamış olacaksınız. Ancak, çok sıcak havalarda az miktarda suya ihtiyaç duyulabilirler. Bebeğinizin sıvıya ihtiyacı olup olmadığını idrar rengi ve miktarından anlayabilirsiniz. Sıcak havalarda bezinde turuncu pembe renk oluşumu ürik asitin yoğunlaştığını ve suya veya daha fazla anne sütü ya da mamaya ihtiyacı olduğunu gösterir.
İyi Beslenme Alışkanlıkları Erken Başlar
Bebeğinizin yemek yeme sürecine alışması önemlidir. Oturmak, kaşıktan yemek almak, lokmalar arasında dinlenmek ve doyduğunda durmak. Bu erken deneyimler çocuğunuzun hayatı boyunca iyi beslenme alışkanlıkları edinmesine yardımcı olacaktır.
İlk beslenmeden itibaren mümkün olduğunca bebeğinizi yalnız değil aile sofralarında besleyin. Araştırmalar, düzenli olarak ailece birlikte akşam yemeği yemenin çocukların gelişimi üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermektedir.
Çocuğunuzun ne kadar yediği kadar, ihtiyaç duyduğu besinler açısından zengin, çeşitli sağlıklı yiyecekler yemesi de çok önemlidir. Bu nedenle tek tip beslemeyin ve menüsünü çeşitlendirin. Anneler genellikle bebeklerinin çok yemesinden zevk alırlar ancak çok değil yeterli yemelidir. Çocuğunuzun yeterince yediğine dair ipuçlarını izleyin. Bebeğinizi aşırı beslemeyin.
Çocuğunuzun beslenmesiyle ilgili herhangi bir sorunuz varsa, çocuğunuzun çok fazla veya çok az yediği konusunda endişeleriniz varsa, çocuk doktorunuzla görüşün.
Ankara’da bebeğinizin ek gıdaya geçişi sürecinde karşılaştığınız bütün problemlerde Uzm. Dr. Yasemin Düzçeker’e başvurabilirsiniz.
